Formsante Pozitif dergisi özel sayısı

23/02/2016

Ocak ayında Formsante dergisinden arandım, Yin Yoga hakkında bir yazı hazırlamam istendi. Ben de oturup Yin Yoga nedir, ne değildir, nelere dikkat edilir, nasıl uygulanırı anlatan bir yazı yazmaya çalıştım. Sonuna da kısa bir yin yoga uygulaması ekledik. Dergiye uygunluk için yazı biraz değiştirildi ve kısaltıldı, burada yazının tamamını bulabilirsiniz. 

 

 

Yoganın dişi hali: Yin Yoga

Yin yoga, Hatha yoganın bir uzantısıdır. Hatha kelimesi, güneş (Ha) ve ay (Tha) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. Ha ve Tha birbirine karşıt ama aynı zamanda tamamlayıcı enerjilere sahiptir. Hatha yoga metodu, güneş ve ay, gündüz ve gece, aydınlık ve karanlık, yin ve yang ya da bir mıknatısın artı ve eksi kutupları gibi iki zıt uç arasındaki çekimin dengeli ve uyumlu bir hale getirilmesini araştırır.

Yin yoganın ismi, Taocu felsefedeki yin ve yang kavramlarından gelmektedir. Bunlar, madde dünyasının düalist yapısını, yani iki kutupluluğunu anlatırlar. Yang; aktif, aydınlık, görünürde olan, eril, sıcak, güneşe dair olanı. Yin ise pasif, karanlık, görünenin ötesinde olan, dişil, soğuk, aysal olanı anlatır. Yin ve yang kavramlarına, sabit kalıplar olarak değil, bağlama göre değişen, göreceli sıfatlar olarak bakılmalıdır. Yin ve Yang birbirine bağlıdır ve özünde birdir; enerjinin farklı özelliklerini yansıtırlar. Biri olmadan diğeri var olamaz.

Farklı yoga uygulamalarını da Yin ve Yang kavramları ile açıklayabiliriz. Örneğin, Bikram ya da Aştanga yoga gibi efor isteyen, kas gücünü kullanan, ritmik hareketler ile yapılan uygulamalar Yang yoga olarak; daha az efor isteyen ya da tamamen pasif yapılan uygulamalar ise Yin yoga olarak tanımlanır. Ancak isimlere çok da takılmadan uygulamanın içeriğine bakmak daha açıklayıcı olacaktır.

Batıda popülerleşmeye başladığından beri, yoganın aktif ve aydınlık olan Yang tarafı hep vurgulanmış, pasif olan Yin taraf ise karanlıkta kalmış ve unutulmuştu. Artık karanlık taraf uyanışta! Aklınıza Star Wars’daki Dark Side gelmesin. Orda taraflar kaba bir şekilde iyi ve kötü olarak ayrılmıştır. Yin yoganın karanlık tarafı ise, içsel derinliklerimize göz attığımız, dinlendirici, yenileyici ve oldukça besleyici bir alan. Belki kaslarınızdaki gücü değil ama, içsel gücümüzü (Forsu J) bulacağımız yer.

Neden Yin taraf şimdi uyanıyor? Çünkü, modern yaşamın yoğun temposunda bu tarafa olan ihtiyacımız giderek artıyor. Koşuşturma haline bin bir işle uğraşırken, yoga ve benzeri uygulamaları da fark etmeden aynı hal ve tavır içinde yapıyoruz. Yoğun tempomuzu dengelemek için dinlendirici, tazeleyici olan tarafa ne kadar yer ayırıyoruz? Tükenene kadar koşuşturmaya devam edip, anca hastalıktan yatağa düşünce mi dinlenecek zaman buluyoruz? Algımızda; durmak ve dinlenmek kavramları, tembellik ve aylaklık ile aynı anlamlara mı geliyor? Durup dinlendiğimizde, bir şey yapmadığımız için suçluluk mu duyuyoruz?

Aktif ve tempolu yapılan Yang uygulamalarının bize enerji verdiği, yorgunluğumuzu attığı ve depresyondan uzak kalmamızı sağladığı doğrudur. Dünyaca ünlü bir yoga eğitmeni olan Paul Grilley’nin de dediği gibi; bu denklemin sadece bir yarısıdır. Diğer bir yarımız ise rahatlamaya, sabra ve sükunete ihtiyaç duymaktadır. Yin tarafta algılar içeri yöneltilir. Tavır yumuşaktır. Acele edilmez. Her şeye kendi zamanında ve kendi yapısına uygun bir şekilde olması için izin verilir. Uzun zamandır Yin yoganın göz ardı edilmiş olmasına çok da şaşırmamalıyız. Yin yogada ulaşılacak büyük hedefler yoktur. Görkemli olmaya çalışılmaz. Hedef odaklı olmayı bırakıp bedeni dinlemeye başladığımızda fark ederiz: Aslında beden neye ihtiyaç duyduğunu çok iyi bilmektedir.

 

Yin yoganın faydaları:

 

Fiziksel ve duygusal açıdan pek çok faydası vardır.

Meridyen kanalları üzerinde etkilidir. Meridyen kanalları; akupunktur gibi tekniklerin de üzerinde çalıştığı, bedendeki enerji kanallarıdır.  Bu kanallarda aşırı yoğunluğa bağlı tıkanma veya yetersiz akış nedeniyle donukluk meydana gelebilir. Bu durumlarda enerjinin rahat akışı sekteye uğradığı için fiziksel bedende sorunlar baş gösterir. Uygulama, bu enerji kanallarındaki akışın rahat ve uyumlu olmasına yardımcı olur.

Bedenin iç sıvılarını tetikler, nem oranı dengeler. Eklem sıvılarını ve kemik yoğunluğunu arttırır. Kişinin iç gözlem kabiliyetini arttırır. Zihin ve bedeni meditasyona hazırlar. Yumuşak bir çalışma olmasına rağmen eklemlerde hareket aralığını genişletir. Bedeninizi daha esnek ve sağlıklı kılar. Ancak şüphesiz uygulamanın en büyük faydası, kişiyi dingin ve huzurlu bir zihin ve ruh haline getirmesidir.

 

Yin yoga nasıl çalışır, nasıl uygulanır?

 

Genelde bir Yin yoga uygulaması yerde yapılan pasif pozlardan oluşur. Pasif denilmesinin nedeni poz içinde kas kuvvetinin kullanılmamasıdır. Yoksa bir poza girmek bile aslında bir aktivitedir. Buna rağmen pozların içinde oldukça yoğun hisler bulunabilmektedir. Bir pozun içinde yaklaşık 3 - 5 dakika bazen daha uzun süre kalınır. Bu süre içinde farkındalık iç alanda tutulur; var olan hisler, gelip giden düşünceler ve duygular izlenir, değiştirilmeye çalışılmaz. Zaman içinde ‘yapma etme’ halini bıraktıkça yer çekimi de sizinle beraber, hatta sizin yerinize çalışmaya başlar.

Bedendeki dokular ve sistemler de Yin ve Yang olarak tanımlanabilir. Kaslar, deri, dolaşım sistemi daha Yang’dır. Kemik, fasya[1], ligament[2] gibi yapılar daha Yin’dir. Yang dokular Yang, Yin dokular da Yin tavırla yapılan çalışmalara daha iyi cevap verir.

Aynı pozda hatırı sayılır bir süre kalmak, eklemlerinizin etrafındaki bağ dokular ve bedendeki fasya hattı gibi daha derindeki dokuları etkilemektedir. Farkındalık içinde, sabit bir pozda bir süre kaldığınızda, yaşam enerjisi (Prana), daha derindeki yin katmanları beslemek üzere bedenin merkezine yönelir.

Kaslar kullanılmadığı için bel, boyun ve dizler gibi belli başlı bölge ve eklemlere özen gösterilmelidir. Bu alanlarda ağrı ya da noktasal acı olmamalıdır. Gerektiğinde destekler kullanılarak bu bölgeler rahatlatılır.

 

Not: Yin yoga pozlarının isimleri uygulanma tavrı farklı olduğu için, orijinal Sanskrit isimlerinden farklıdır.

 

Yin yoga yaklaşımını anlatan belli başlı prensipler:

  1. SINIRLARA SAYGI: Çalışma sırasında bedendeki hislere açık ve hassas olun. Sınırlarınızı tanıyın ve saygı duyun. Kendinizi zorlamayın; özellikle poza başlayacağınız yer gerilimli bir yer olmamalıdır.

  2. HAREKETSİZLİĞİ DENEYİMLEMEK: Hareketsizlik, yani poza girdikten sonraki zamanda gerekmedikçe hareket etmemek, enerji ve dikkati toparlamamıza ve bedenimizi daha derin bir yerden algılamanıza yardımcı olur.

  3. ZAMAN VERMEK: Bir süre pozda kalmak çalışmanın etkili olması için gereklidir. Zamanın işini yapmasına zaman verin.

  4. POZDAN YAVAŞ ÇIKMAK: Pozların içinde hatırı sayılır bir süre kaldıktan sonra, pozdan çıkarken beden hassas hissedecektir. Pozlardan özenli ve yavaş çıkmayı ihmal etmeyin.

Uygulamayı rahat ve temiz bir ortamda yapmaya çalışın. Rahat hareket edebileceğiniz kıyafetler giyin. Mideniz çok dolu olmasın. İdeali, uygulamayı yemekten en az 1.5, 2 saat sonra ya da sabah uyandıktan sonra yemek yemeden önce yapmaktır.

 

Yin yoga uygulaması sırasında nefesiniz doğal bir şekilde aksın. Tıkalı değilse, nefes akışı burundan olmalıdır. Efor gerektirmeyen, yumuşak ve derin bir nefes idealdir. Uygulamaya başladığınızda solunumunuz bu şekilde değilse endişelenmeyin ve değiştirmeye çalışmayın. Uygulama boyunca beden ve zihin rahatladıkça, solunum da rahatlayacaktır. Çalışma boyunca nefesinizin akışını fark etmeye çalışın; nefesiniz size çok şey anlatır. Uygulamanın içinde bazen içinizden derin nefes almak, iç çekmek, ses çıkarmak ihtiyacı hissedebilirsiniz. Bu zamanlarda kendinizi tutmayın. Bu ihtiyacı sesli bir şekilde ifade etmek çok rahatlatıcı olabilir.

 

Yin yoga uygulamasından önce bedeni ısıtarak hazırlamaya gerek yoktur. Eğer uygulama öncesi herhangi bir nedenden ötürü gergin, telaşlı veya heyecanlıysanız, başlamadan önce rahat bir şekilde sırt üstü uzanın ve bir süre nefesinizin akışını izleyin. Bu sinir sisteminizi rahatlatacaktır. Böylece uygulamaya başladığınızda pozların içinde daha rahat kalabilirsiniz. Pozlarda uzun süre kalmak zorlayıcı olabilir. Sabırsızlık, hatta bunalma gibi hisler gelebilir. Bazı yoğun hislerin uygulama sırasında yüzeye gelmesi çok doğaldır. Bu gibi bir durumda pozdan tamamen çıkmak yerine, dikkatinizi bedende duyumsanan hisleri fark etmeye yönlendirin. Gerekliyse, bulunduğunuz yoğunluktan bir kaç adım geri gelin ve daha rahat kalabileceğiniz bir yer bulun.

 

Sırt üstü geldiğiniz pozlarda başın arkası rahatça yere gelebilmelidir. Saçınızda buna engel olacak bir toka var ise çıkartmayı ihmal etmeyin.

 

Asimetrik pozları, yani sağ ve solda tekrarlamanız gereken pozları eşit süre tutun.

Bir poz sonrasında yoğun hislerin tekrar nötr hale gelmesine zaman verin. İhtiyaç duyuyorsanız başka bir poza geçmeden önce sırt üstü yatıp bir süre dinlenin.

 

[1] Fasya, vücudun yapılarını kaplayan gevşek veya yoğun bağ dokunun ince membranıdır. Farklı fasya tipleri kemikleri, kasları, eklemleri ve daha pek çok dokuyu çevreler.

 

[2] Ligamentler, kemiklerin birbirine tutunmasını sağlayan, sıkı bağ dokulardır.

 

 

 

 

 

 

 

Please reload

HABERDAR OLMAK

iSTER MiSiN?

  • White Facebook Icon
  • White LinkedIn Icon
  • White Twitter Icon
  • White Instagram Icon

Copyright © 2015. Asu Somer - Her Hakkı Saklıdır